Günün Sohbeti Vesvese

Prenses

New Member
Katılım
27 May 2015
Konular
2,574
Mesajlar
3,707
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Level: 46 ()
EXP: 46 / 100

HP: 5012 / 5012
MP: 2624 / 2624
SP: 3520 / 3520
kinci Vecih:Bu kısımda ise, vesvesenin bir başka mahiyetine bakılacak. Daha önceki sohbetimizde de belirttiğimiz örnekte, insan vesvese ile namazından soğumuş, hatta huzur-u ilahiden kaçacak duruma gelmişti. Şimdi yine namaz üzerinden gitmeye çalışacağız.Risale-i Nur’da, “manaların kalpten çıktıkları vakit, suretlerinin çıplak olduğu”ndan bahsedilir. Yani kalpten çıkan bir mana akla, hayale ulaşana kadar kendi manasıyla katıksız olarak yoluna devam eder. Fakat hayale geldikleri vakit, orada bu manalara elbise gibi kalıplar giydirilmeye başlanır. Örneğin “namaz” denilince mana olarak namazın Allah rızası için yapılan başlıca bir ibadet olduğu herkesçe malumdur. Fakat bu kavram hayale ulaştığında yeni elbiseler giydirilmeye başlar. Örneğin kimisinin hayalinde eğilip kalkmalar, kimisin hayalinde secde hâli, kimisin hayalinde de ayakta durma gibi birçok elbise o “namaz” kavramı üzerine giydirilmeye başlanır. Hatta ehemmiyet verdiği bazı kavramlara bu kalıp giydirme işi daha acele ile yapılır. Örneğin “anne” denildiğinde çoğumuzun aklına bir kedinin yavrularına bakması, ya da bir atın yavrusunu emzirmesi gelmez. İlk olarak ve pek tabii bir surette kendi validemiz hatırımıza gelir. İşte bu tip önemli kavramlardaki böylesine hızlı kalıplar üreten hayal, vesvesenin de etkisiyle bazen bu kadar temiz ve masum kavramlara çok acayip, çok gayr-i edep, namünasip kalıplar dokundurur. Fakat bu vecihte de denildiği gibi güzel manalara kötü kalıplar giydirilmesi söz konusu değildir. Belki bir dokundurma vardır. Örnekle izah edecek olursak, Kur’an okuyan bir kimsenin ani bir surette def-i hacetinin belirmesi, tam da o ayetlerin manalarını tefekküre dalmışken bir huzursuzluk vermeye başlar. O güne kadar binlerce kez tuvalete gitmiş olan bu adam, ister istemez tuvalet manzarasını hatta kendisinin biraz sonra tuvaletteki haletini düşünmeye başlar. Biraz önce o ayetlerin manalarını tefekkür için çalışan bu adam, tüm bu manaların o hoş olmayan manzaranın içerisinden geçtiğini görüp, sıkılır, utanır. Zanneder ki, bu kutsi manalara saygısızlığı bilerek, kasti yaptı. Bunun pişmanlığı ve utanması ile kıvranır. Hatta biraz önceki şevkini kaybettiği gibi, Kur’an’dan kendini çekmeye çalışır. İşte burada vesveseye mağlup olduğunu bilemezse, şeytana maskara olur.Bu yaranın devası da şudur ki;Mesela namaz kılan adam temizliğini yapmıştır. Fakat biliniyor ki, insan zahiri olarak ne kadar temizlik yapsa da hâlâ içinin de içinde, örneğin bağırsaklarında ister istemez bu pislikten pek tabii bulunuyor. Peki, bu pislik namaza etki eder denebilir mi? Eğer eder dense, bu ne kadar saçma olur. İşte kutsi bir manayı tefekkür ederken böyle bir nahoş manzaranın meydana gelmesi de o mananın kutsiyetine ve temizliğine asla zarar vermez, veremez. Ya da bir evin içerisinde bulunan tuvalet, tüm evi pis yapar mı? O eve tümüyle pistir gözüyle bakılır mı? Elbette bakılmaz. Demek oluyor ki, böylesi kutsi manaları tefekkür ederken, ğayr-i edep bir haletin tehayyülü o mananın kutsiyetine zarar vermez.Rabbimiz bizleri, kendisine azgınlık için süre tanınan şeytanın şerrinden ve vesvesesinden muhafaza buyursun…Amîn…Ekli dosyayı görüntüle 383Ekli dosyayı görüntüle 383
 
Üst