Derbiye özel

Miray

New Member
Katılım
4 Ocak 2015
Konular
456
Mesajlar
534
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Level: 21 ()
EXP: 29 / 100

HP: 1850 / 2429
MP: 669 / 1350
SP: 967 / 1755
bu gün önemli bir derbiy olması münasebetiyle günün sohbeti olarak yazdık inş. ŞİDDET doğuştan mı,sonradan mı kazanılır..Her canlı doğaya ŞİDDET dürtüsünden yoksun gelir ve sonradan mı edinir.. Adı kıskançlıkta olsa dokuz aylık bir bebek,.kendisinden dokuz ay sonra dünyaya gelen kardeşini neden her fırsatta hırpalar…Güçlü olan aslan yavrusu zayıf olan diğer bir aslan yavrusuna avını,karnı doymadan neden bırakmaz.neden homurtulu sesler çıkarır.Örnekler istenildiği kadar çoğaltılabilir..
ŞİDDET sonradan öğrenilmiyor..Tüm canlıların olduğu gibi insanların doğasında da ŞİDDET var..Sözlük anlamına gelirsek..*karşıt görüşte olanlara,inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet* herkes bu tanımı kabul eder..Ama ŞİDDET var..Oldu..Olacak..insanların doğasında var… Birinci ve ikinci dünya savaşının sebeplerini var olan tarih bilgimizden bir hatırlayalım…Sahi bu sebepler milyonlarca fidan gibi insanın ölmesine,,milyonlarcasının sakat kalmasına değermiydi…sebepler Sadece ekonomik miydi…Bosnada bir Avusturya-Macaristan Veliahtının öldürülmesi kadar basitmiydi milyon canlara malolan savaş…Yoksa insanların içinde birikmiş Şiddet dürtüsünün bir patlamasımıydı..İkinci Dünya Savaşı; Hitler’in Üstün Alman Irkı safsatasının bir ürünümüydü, hangi ideal..hangi amaç..hangi hedef milyonlarca insanı katletme hakkı verirdi… yoksa bir türlü dizginlenemeyen şiddet egosu nun sonucu mu…
Hayat acıydı…Biberde acıydı..Öyleyse hayat biber….. miydi…
Teknoloji çok gelişti..Artık insanların yarısı ikinci bir dil biliyor..İnsanların 1/3 ü başka bir ülkeye gitmiş,gidiyor,başka uluslarla doğrudan iletişim kuruyor..Diğer 2/3 lük kesim ise başka iletişim yoluyla,medya,internet, turistik olarak ülkesini ziyaret eden insanlar vesilesi ile bir şekilde diyalog kuruyor…
Artık insanlar,savaşta Allah Allah nidaları ile saldırdıkları,,kalbinden hançerledikleri kollarını bacaklarını kopardıkları,yada kollarını bacaklarını verdikleri insanların da birer anneleri olduğunu,onlarında baba..babacığım diyen yavruları olduğunu,sıcaklığına sarıldıkları eşleri olduğunu görüyorlar..Yabancıların gavur veya barbardan ibaret olmadığını biliyorlar.
İsrail’in Lübnan’ı vurduğunda,dünyanın her bir yerinden tepkiler yükseliyor…Amerika’ nın Irak’ı vurduğunda önce küçük homurtular,ardından sesli tepkiler,ardından saldıran ülkenin kendi vatandaşları dahil,isyanlar yükselmeye başlıyor…Dikkat edilecek husus,bu tepkilerin büyük çoğunluğunun sivil toplum örgütlerinden,tabandan,halktan geliyor olması,her ülke lideri kendi ülkesinin çizdiği siyasi milli çıkar politikasından gitmeyi tercih ediyor.
Peki FUTBOL..
Ne alaka şimdi..
Sanırım 1994 dünya kupası finalleri..İran-ABD FUTBOL maçı…büyük..modern..zengin ihtişamlı ABD,İran karşısında perişan oluyor..1-0,2-0,ve 3-0 gibi net bir skor ile sona eriyor müsabaka.İranlı FUTBOLcuların yüzündeki ifadeyi görmek lazım…Aylarca çok ŞİDDETli çarpışmalardan sonra yüzbinlerce kan döküldükten sonra kazanılmış bir zaferin edası var FUTBOLcularda…Halk sokaklarda…Egoları tatmin olmuş…Büyük ama çok büyük bir zafer kazanılmış…”düşman yurttan sökülüp atılmış” günlerce eğlenceler… Onurlu dik bir duruş…Düşmana duyulan nefret azalmış, birikmiş –ŞİDDET- hissi erimeye başlamış..Ruh sakinleşmiş..Akıl öfkenin yerini almaya başlamış..Amerika; o üç beş gün sonra unutmuş,kendi amerikan FUTBOLuna dönmüş.. Savaşta çok büyük bir mağlubiyet alan bir ülkenin yapması gerekeni yapıyor… Türkiye –Yunanistan FUTBOL maçı; deplasmanda oynuyoruz.Rıdvan ortalıyor..Tanju vuruyor.. goooooool..gooooooooooool…Yunanistan’ı hem de Yunanistan’da evire çevire yeniyoruz.. sokaklar bayram yeri…Ezeli düşmanımızı perişan ediyoruz..Elimizde bayraklar sokaklara dökülmüşüz.. Zafer sarhoşuyuz…Öyle onurlu gururluyuz ki ikinci bir Kurtuluş Savaşı kazandık.. Farzet 1.İnönü,2.İnönü,Sakarya Meydan Muharebesi…Nooldu; meşin top üç direk arasından geçti…Fark; bu top kelle koparan toptan değil..meşin futbol topu..sevincimizin ne farkı var…Sokaklar bayram yeri…Yunanı yenmenin..Yunanı bir kez daha perişan etmenin eşsiz onurunu tadıyoruz,,, Kelle,,Kol Bacak vermeden..Hiç bir anneyi ağlatmadan..Hiç bir yavruyu babasız bırakmadan…Nefretimiz azalıyor…ŞİDDET duygularımız bir sonraki savaşa(maça) kadar uykuya dalıyor..Ha bu arada onlarda bizi basketbolda perişan ediyorlar…
FUTBOL doğamızda var olan ŞİDDETimizi alıyor… İnsanlar artık hiçbir şekilde savaşmak istemiyor…Kolunu bacağını canını vermek istemiyor.. Daha ilerisi; hiçbir kimse hiçbir kimseyi öldürmek istemiyor… Öldürdüğü öldüreceği insanında bir can taşıdığını daha iyi biliyor…
Gladyatörler vardı …Arenalar…Güçlü gladyatörler zayıf rakipleri ile karşılaşırlar…Arenada müthiş bir uğultu…Öldür..Öldür…Öldür…Ve beklenen son..Güçlü güçsüzü binlerce insanın gözü önünde acımadan öldürür….İnsanlar bundan büyük bir keyif alırdı…
ŞİDDET..varolan ŞİDDET..varolacak ŞİDDET…
İstanbul Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadında Fenerbahçe-Antalyaspor karşılaşması…50 bin seyirci..Haydi fener haydi…Hakem baskı altında..Gelen misafir FUTBOLcular baskı altında…müthiş bir uğultu…Bir tarafta milyon dolar verilerek alınmış çok klas FUTBOLcular,diğer tarafta güzide bir anadolu kulübü…Stadın arenadan..FUTBOLcuların gladyatörlerden ne farkı var…Fark; kan yok… Ölüm yok…ŞİDDET…yok..bu örneği,Barcelona-Fenerbahçe, Juventus-Beşiktaş şeklinde de verebiliriz…
Her ne kadar siyasiler ve dünya devleri vazgeçmesede artık insanlar artık halk savaş istemiyor.. Kan istemiyor…Artık var olan ŞİDDET dürtülerini FUTBOL ile dizginlemeyi seçiyor.. Artık günümüzde Futbol Asla Futbol’dan ibaret değil..
FUTBOL…sen nelere kadirsin…

Futbol ile ilgili kompozisyon Futbol konulu kompozisyon örneği
FUTBOL FUTBOL GOOOOL

Futbol Sadece Futbolmudur

Genel olarak sözlükte ŞİDDET; bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik,karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma anlamları içerir..ŞİDDET gerçekten de insanların ve hatta tüm canlıların doğasında varmıdır.. ŞİDDET doğuştan mı,sonradan mı kazanılır..Her canlı doğaya ŞİDDET dürtüsünden yoksun gelir ve sonradan mı edinir.. Adı kıskançlıkta olsa dokuz aylık bir bebek,.kendisinden dokuz ay sonra dünyaya gelen kardeşini neden her fırsatta hırpalar…Güçlü olan aslan yavrusu zayıf olan diğer bir aslan yavrusuna avını,karnı doymadan neden bırakmaz.neden homurtulu sesler çıkarır.Örnekler istenildiği kadar çoğaltılabilir..
ŞİDDET sonradan öğrenilmiyor..Tüm canlıların olduğu gibi insanların doğasında da ŞİDDET var..Sözlük anlamına gelirsek..*karşıt görüşte olanlara,inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet* herkes bu tanımı kabul eder..Ama ŞİDDET var..Oldu..Olacak..insanların doğasında var… Birinci ve ikinci dünya savaşının sebeplerini var olan tarih bilgimizden bir hatırlayalım…Sahi bu sebepler milyonlarca fidan gibi insanın ölmesine,,milyonlarcasının sakat kalmasına değermiydi…sebepler Sadece ekonomik miydi…Bosnada bir Avusturya-Macaristan Veliahtının öldürülmesi kadar basitmiydi milyon canlara malolan savaş…Yoksa insanların içinde birikmiş Şiddet dürtüsünün bir patlamasımıydı..İkinci Dünya Savaşı; Hitler’in Üstün Alman Irkı safsatasının bir ürünümüydü, hangi ideal..hangi amaç..hangi hedef milyonlarca insanı katletme hakkı verirdi… yoksa bir türlü dizginlenemeyen şiddet egosu nun sonucu mu…
Hayat acıydı…Biberde acıydı..Öyleyse hayat biber….. miydi…
Teknoloji çok gelişti..Artık insanların yarısı ikinci bir dil biliyor..İnsanların 1/3 ü başka bir ülkeye gitmiş,gidiyor,başka uluslarla doğrudan iletişim kuruyor..Diğer 2/3 lük kesim ise başka iletişim yoluyla,medya,internet, turistik olarak ülkesini ziyaret eden insanlar vesilesi ile bir şekilde diyalog kuruyor…
Artık insanlar,savaşta Allah Allah nidaları ile saldırdıkları,,kalbinden hançerledikleri kollarını bacaklarını kopardıkları,yada kollarını bacaklarını verdikleri insanların da birer anneleri olduğunu,onlarında baba..babacığım diyen yavruları olduğunu,sıcaklığına sarıldıkları eşleri olduğunu görüyorlar..Yabancıların gavur veya barbardan ibaret olmadığını biliyorlar.
İsrail’in Lübnan’ı vurduğunda,dünyanın her bir yerinden tepkiler yükseliyor…Amerika’ nın Irak’ı vurduğunda önce küçük homurtular,ardından sesli tepkiler,ardından saldıran ülkenin kendi vatandaşları dahil,isyanlar yükselmeye başlıyor…Dikkat edilecek husus,bu tepkilerin büyük çoğunluğunun sivil toplum örgütlerinden,tabandan,halktan geliyor olması,her ülke lideri kendi ülkesinin çizdiği siyasi milli çıkar politikasından gitmeyi tercih ediyor.
Peki FUTBOL..
Ne alaka şimdi..
Sanırım 1994 dünya kupası finalleri..İran-ABD FUTBOL maçı…büyük..modern..zengin ihtişamlı ABD,İran karşısında perişan oluyor..1-0,2-0,ve 3-0 gibi net bir skor ile sona eriyor müsabaka.İranlı FUTBOLcuların yüzündeki ifadeyi görmek lazım…Aylarca çok ŞİDDETli çarpışmalardan sonra yüzbinlerce kan döküldükten sonra kazanılmış bir zaferin edası var FUTBOLcularda…Halk sokaklarda…Egoları tatmin olmuş…Büyük ama çok büyük bir zafer kazanılmış…”düşman yurttan sökülüp atılmış” günlerce eğlenceler… Onurlu dik bir duruş…Düşmana duyulan nefret azalmış, birikmiş –ŞİDDET- hissi erimeye başlamış..Ruh sakinleşmiş..Akıl öfkenin yerini almaya başlamış..Amerika; o üç beş gün sonra unutmuş,kendi amerikan FUTBOLuna dönmüş.. Savaşta çok büyük bir mağlubiyet alan bir ülkenin yapması gerekeni yapıyor… Türkiye –Yunanistan FUTBOL maçı; deplasmanda oynuyoruz.Rıdvan ortalıyor..Tanju vuruyor.. goooooool..gooooooooooool…Yunanistan’ı hem de Yunanistan’da evire çevire yeniyoruz.. sokaklar bayram yeri…Ezeli düşmanımızı perişan ediyoruz..Elimizde bayraklar sokaklara dökülmüşüz.. Zafer sarhoşuyuz…Öyle onurlu gururluyuz ki ikinci bir Kurtuluş Savaşı kazandık.. Farzet 1.İnönü,2.İnönü,Sakarya Meydan Muharebesi…Nooldu; meşin top üç direk arasından geçti…Fark; bu top kelle koparan toptan değil..meşin futbol topu..sevincimizin ne farkı var…Sokaklar bayram yeri…Yunanı yenmenin..Yunanı bir kez daha perişan etmenin eşsiz onurunu tadıyoruz,,, Kelle,,Kol Bacak vermeden..Hiç bir anneyi ağlatmadan..Hiç bir yavruyu babasız bırakmadan…Nefretimiz azalıyor…ŞİDDET duygularımız bir sonraki savaşa(maça) kadar uykuya dalıyor..Ha bu arada onlarda bizi basketbolda perişan ediyorlar…
FUTBOL doğamızda var olan ŞİDDETimizi alıyor… İnsanlar artık hiçbir şekilde savaşmak istemiyor…Kolunu bacağını canını vermek istemiyor.. Daha ilerisi; hiçbir kimse hiçbir kimseyi öldürmek istemiyor… Öldürdüğü öldüreceği insanında bir can taşıdığını daha iyi biliyor…
Gladyatörler vardı …Arenalar…Güçlü gladyatörler zayıf rakipleri ile karşılaşırlar…Arenada müthiş bir uğultu…Öldür..Öldür…Öldür…Ve beklenen son..Güçlü güçsüzü binlerce insanın gözü önünde acımadan öldürür….İnsanlar bundan büyük bir keyif alırdı…
ŞİDDET..varolan ŞİDDET..varolacak ŞİDDET…
İstanbul Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadında Fenerbahçe-Antalyaspor karşılaşması…50 bin seyirci..Haydi fener haydi…Hakem baskı altında..Gelen misafir FUTBOLcular baskı altında…müthiş bir uğultu…Bir tarafta milyon dolar verilerek alınmış çok klas FUTBOLcular,diğer tarafta güzide bir anadolu kulübü…Stadın arenadan..FUTBOLcuların gladyatörlerden ne farkı var…Fark; kan yok… Ölüm yok…ŞİDDET…yok..bu örneği,Barcelona-Fenerbahçe, Juventus-Beşiktaş şeklinde de verebiliriz…
Her ne kadar siyasiler ve dünya devleri vazgeçmesede artık insanlar artık halk savaş istemiyor.. Kan istemiyor…Artık var olan ŞİDDET dürtülerini FUTBOL ile dizginlemeyi seçiyor.. Artık günümüzde Futbol Asla Futbol’dan ibaret değil..
FUTBOL…sen nelere kadirsin…
 
Üst