Skip to main content

FT Forum Türk

Forum Türk - Türkiye'nin Türkçe Bilgi Paylaşım Ağı'na hoş geldiniz!

Merhaba, Ziyaretçi! Sizi aramızda görmek güzel ama sitemizden daha iyi yararlanabilmeniz için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız. İlgi ve alakanızdan dolayı Forum Türk - Türkiye'nin Türkçe Bilgi Paylaşım Ağı yönetimi olarak teşekkür eder, iyi forumlar dileriz.

Giriş ya da Kayıt

(Sadece kayıtsız kullanıcılar tarafından görüntülenebilir.)

Çocukta Tikler (Seyirce)

Konu

#1
Tik; İstemli(iradi) çalışan, çizgili beden kaslarında istem dışı ortaya çıkan, aralıklı kasılmalardır.

Bunlar kalıplaşmış kassal hareketlerdir. Ancak tiklere tırnak yeme, parmak emme gibi, alışkanlık bozuklukları olarak bakılması yanlıştır. Çünkü tikler ile bedensel alışkanlıklar arasında, temel ayrılıklar vardır.

Tikler bedenin çeşitli bölgelerinde olur. Bölgesine göre şöyle sınıflanabilir:

Yüzde: Göz kapağını kırpmak, kaş, alın derisi, burun kanatları, dudak, dil yanak oynatmak, kasmak veya kıvırmak.

Başta: Başı öne, arkaya eğmek, sallamak, boynu kasmak.

Boğazda: Yutkunmak, soluk çekmek, öksürmek, hıçkırmak, ses çıkarmak, tükürmek vb.

Bedende: Omuz silkmek, el, kol, bacak veya ayak sallamak veya oynatmak.

Bu hareketler; özellikle çabuktur, sürekli olarak tekrar edilir ve daima aynı şekildedir.

Tikler genellikle, iç gerilimlerin veya çatışmaların öncüleri ya da açık belirtileridir. Tik her çocukta olmaz, özellikle ana-babaları sert olan, hassas çocukların bu gibi sinirli hareketlere eğilimleri vardır.

Bazen çocuk her omzunu silkişte, kaşlarını- gözlerini oynatışta, iç yaşamındaki bir gerilimden kurtulma çabası içinde olduğunu açıklayabilir.

Bir çocukta, birden fazla tik görülebilir. Bazen biri biter, diğeri başlayabilir. Geçici bir süre, istemli olarak engellenebilirler. Bu yüzden klinik muayene sırasında görülmeyebilir.

Zaman zaman tiklerin sıklığı ve şiddeti değişebilir. Uykuda kaybolurlar. Stresle artarlar. Bir aydan önce geçerse "geçici tik”, bir seneden fazla sürerse "kronik tik” denilmektedir.

Tikler genellikle 6–13 yaş arasında görülmekle beraber, daha sık 6–7 yaşlarında başlar ve 12 yaşına doğru sıklığı artar. Yetişkinlerde de görülebilir. Genellikle erkek çocuklarda daha çoktur.

NEDENLERİ


Tiklerin az bir kısmı, organik nedenlerden kaynaklanabilirler. Örneğin; Beyindeki bazı sinir liflerinde, ufak zedelenmeler sonucu olduğu ileri sürülmüştür.

Anatomik yapıya bağlı tiklerde, pek nadir olaylardır. Ancak; kimi zaman, istemsiz kasılmanın ortaya çıktığı bölgeye ya da organa ilişkin, uzun süren bir tahrişte, tike neden olabilir. Çoğu zaman; nezleden sonra göz kırpma, kuru öksürme ile tikler başlar ve rahatsızlık geçtikten sonra da bu durumlar sürer.

Tiklerin en önemli nedenlerinden biride, taklittir. Bazen; küçük yaşta çocuklar ana-baba, öğretmen, oyun arkadaşlarının bir takım hareketlerini taklit ederken, onların bazı davranış kusurlarını da edinebilirler. Daha sonra da bunlar alışkanlık haline gelirler.

Bu saydığımız nedenler dışında, tiklerin çoğunun kaynağı, ruhsal sıkıntılardır. Tik, iç yaşamdaki sıkıntının bir boşalımıdır. Yani tik, baskı altına alınmış bir isteğin ya da sıkıntının, yerine geçmiştir.

Bazı tikler; Bir sıkıntı nevrozunun, histeri ya da psikozun belirtisi olabilirler. Tiklerin ortaya çıkmasında rol oynayan ruhsal etkenlerin başında, erken yaşlarda başlayan ve sürüp giden bunalımlar, sıkıntılar gelir.

Çocuklarda görülen diğer davranış bozuklukları gibi; Tiklerde, çocuğun duygusal durumu, duyarlılığı, ana babasıyla ilişkileri ve çevresiyle bağlantılarıyla ilgilidir. Örneğin; bir ameliyat, yüze vurulan bir tokat, korkutucu bir olay ya da kazalar tetiği çekici, tiki başlatıcı etken olabilirler.

Bunun en belirgin örneği, göz kırpma tiki olan, bir ilkokul çocuğunda görülmüştür. Bu çocuk, çözemediği bir matematik sorusundan dolayı, öğretmeninden bir tokat yemişti. Öğretmen bununla da kalmamış, çocuğa -seni yarın yeniden kaldıracağım bilemezsen, yine tokadı yiyeceksin!- demişti. Çocuk, korkulu bir bekleme içinde bir gün geçirmiş, ertesi gün gerçekten ikinci kez tokat yemişti. Üçüncü gün okula gitmemiş, durumu annesine bildirmişti.

O günden sonra çocuk gözlerini kırpmaya başlamış, her heyecan durumunda bu davranışını yenilemeyi alışkanlık haline getirmişti.

En sık görülen tik biçiminin, göz kırpma oluşu nedensiz değildir. Göz kırpma, her türlü tehlikeden sakınırken ortaya çıkan ilk tepkidir.

Gözle- boyun tiki olan bir başka olay ise, 6 yaş grubunda erken okula başlayan bir erkek çocuğudur. Evde 10 yaşında çok başarılı bir abisi vardır. Abisini kendine model olarak alan çocuk, onun oyun grubuyla oynamak istemiş, ama büyüklere ayak uyduramadığı için, hayal kırıklığına uğramıştır. Aile ve okul çevresindeki ruhsal zorlanma çocuğun bazı tikler edinmesine neden olmuştur.

Sağlıklı çocukların %12-14‘ünde tik görülmektedir. Erkek çocuklarda, kızlardan 3 kat daha fazla görülmektedir. Hastaların aile bireylerinde, normal popülâsyona göre daha sık tik davranışına rastlanmaktadır.

Kanner'e göre tiklerde, belirgin kişilik özellikleri şöyle sıralanabilir. Bunlar;

- Belirgin şekilde huzursuzluk gösteren,

- Fazla duyarlı, alıngan ve sıkılgan olan,

- Oldukça bencil,

- Çabuk heyecanlanan,

- Kolayca kızan ve kırılan kişilerdir.

ÇÖZÜM YAKLAŞIMI:

Genel olarak tikler de, diğer davranış bozuklukları gibi, dikkat çekildikçe artış gösterir. Kimi tikler birden belirip, kısa sürede kendiliğinden geçebilir. Çocuğa sık sık, kaşını gözünü oynatmamasını anımsatmak, ters sonuç verir. Azalma yerine artışa neden olur.

Çocuğun yorgun olduğu, heyecanlı bir film izlediği saatlerde tik davranışında artış görülür. Çocuk; tiklerini, bilinçli olarak, kısa bir süre durdurabilir. Ancak buna zorlanırsa gerginlik ve iç sıkıntısı duyar. Bunun yerine çocuğu tedirgin eden nedenlerin bulunması ve düzeltici değişikliklere gidilmesi daha uygun olur.

Özellikle aile; çocuğa karşı, daha anlayışlı, güven ve destek verici bir tutumu benimsemelidir. Çocuk,ilgi duyduğu etkinliklere yöneltilmeli, başarıları övülmeli ve ödüllendirilmelidir.

Genellikle tiklerin, yapısı gereği, yarısı belirli bir süre sonra, kendiliğinden kaybolur. Tiklere çözüm ararken; çocuğun izlenmesi, hangi hallerde bu tikin ortaya çıktığının ve şiddetlendiğinin araştırılması, bu tikin altında yatan psikolojik nedenlerin keşfedilmesi ve giderilmeye çalışılması, doğru bir yaklaşımdır.

Aileye danışmanlık, çocuğa psikoterapi ve davranış tedavisi gerekli olabilir.

Figen ÖZCAN
Psikolojik Danışman
Alıntı

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da

Bizimle temasa geçin!

Unutmayın; sizin için buradayız! Yaşadığınız soru ve sorunlar, reklam ve sponsorluk, vb. tüm işlemler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Task

Tema Ayarları